Bir insan dünyayı nasıl değiştirebilir?

“Sizleri çölün ortasındaki oluşan vahayı görmeye davet ediyorum.” diyor emekli matematik öğretmeni Rahim Demirbaş.

Bir insan dünyayı nasıl değiştirebilir?

“Bir çiçekle bahar gelmez” deseler de işin aslı öyle değil. Uzaya giden yol nasıl bir adımla başladı ise, bir insan da çok şeyi değiştirebiliyor. Bu tür olaylar sadece tarihte yaşananlardan ibaret değil. Bugün de sessiz sedasız devrimler yapan nice insanlar vardır etrafımızda. Rahim Demirbaş’ın hikayesi bunun en canlı örneklerinden biri..

 

Konya Ereğli’de yaşayan emekli öğretmen Rahim Demirbaş, kendi imkânları ile tek başına bir orman oluşturdu ve yıllardır bunu yaşatmanın mücadelesini veriyor.

 

Dünyamızda yaşanan çevre felaketlerinden etkilenen Demirbaş, “Ben bu gidişin durdurulmasının mümkün olmadığını, fakat yavaşlatabileceğimizi düşünüyorum” diyerek kolları sıvadı. Ve bu düşünce ile bundan 49 yıl önce köyünün dağlarına çuvallar dolusu palamut diktirdi.

 

İşsizlikten dolayı köylerin boşaldığını gördükçe üzüldü ve durumdan vazife çıkardı. Her köye fabrika yapılamazdı belki; fakat insanları istihdam edecek ortamlar oluşturulabilirdi.

 

Şöyle diyor Rahim Demirbaş: “Ben 1940 doğumluyum. Köyümüze okul 1956 yılında açıldı. Yine de bu köyden okuyabilen şanslılardan biriyim. Öğretmen oldum ama köyümden kopmadım. Biliyorum ki bu garip millet beni okuttu, bir meslek sahibi yaptı. Geçimimi sağlayacak kadar aylık verdi. Beni emekli olup bir köşeye çekilmem için okutmadı. Eğer ülkemde, çevremde yapılacak bir şeyler varsa ve elimden geliyorsa; biz de o işi yapmazsak onun hesabı bizden sorulur diye düşünüyorum.”

 

Emekli olduktan sora ciddi olarak 1998’de ağaç dikmeye başladı. Silahsız, cephanesiz harbe giden bir asker gibi susuz ve imkânları kısıtlı bir yer seçti. Eğer burada orman oluşturabilirse, ülkemizin her tarafında bu çalışma örnek olacak diye düşündü. Su ve yağışın olduğu yerlerde devlet imkânlarını ve insanların yardımlarını alarak orman diker görüntüsü vermek kolay. Önemli olan evini satıp, borçlanıp kimseden yardım dilenmeden, Allah rızası ve vatan sevgisi ile bu kuraklıktan kavrulan, çırılçıplak arazileri ormanlarla kaplamak.

 

Orman dikmeye başladığımda pek çok kişi “Ne geliri sağlayacaksın, sen ölürsen ormana kim bakacak?” gibi sözlerle heyecanını kırmaya çalıştı. Buna rağmen yılgınlık göstermedi. Çok sayıda insana iş imkânı sağladı. Böylece onların köyden göçmelerini engellemiş oldu.  Ve çölün ortasında yeşil bir kuşak oluştu. Şu anda 17 değişik kuş türü ormanı mekân tuttu. Öğrenciler buraya gelip fidan dikmeyi öğrendiler. Burayı ziyaret edenleri, ağacı ve ülkeyi sevmenin lafla olmayacağın düşünmeye başlayanları gördükçe mutlu oluyor.

 

“Sizleri çölün ortasındaki oluşan vahayı görmeye davet ediyorum.” diyor emekli matematik öğretmeni Rahim Demirbaş.

 

Kemal Çiftçi

k.ciftci@gmail.com

Önceki Haber
İstanbul Kitap Fuarı 10 Kasım'da açılacak

Sonraki Haber
Şener Şen sahtekar insan rollerinde neden çok başarılı