Cuma Hutbesi: TAKVA, HAYA VE TESETTÜR

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 16 Eylül 2022 tarihli Cuma hutbesinin konusu 'Takva, Haya ve Tesettür' olarak belirlendi.

Cuma Hutbesi: TAKVA, HAYA VE TESETTÜR

 

 

TAKVA, HAYÂ VE TESETTÜR

Muhterem Müslümanlar!

Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerimde bizlere şöyle seslenir: Ey Âdemoğulları! Size mahrem yerlerinizi örtecek giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik.”

Bu ayet-i kerime, giyinme ihtiyacımızı karşılayan nimetleri bize Cenâb-ı Hakk’ın ihsan ettiğini ve O’na şükretmenin boynumuzun borcu olduğunu bildirir. Aynı zamanda giyinmenin bir güzellik ve zarafet gereği olduğuna işaret eder. Ayetin devamında ise şöyle buyrulur: Takva elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın ayetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.”

Aziz Müminler!

Takva elbisesi; imandır, edeptir. Takva elbisesi, bedeni örten giysilerin nasıl bir anlam taşıdığını idrak etmektir. Takva elbisesi, örtünmenin hakiki gayesini keşfetmektir. Takva elbisesi, bedenine zarar verecek ve ruhunu incitecek her türlü hatadan uzak kalarak erdemli yaşama bilincidir. Örtünme Allah’ın bir ayeti olduğuna göre, bizim onun hikmetini düşünmemiz ve Rabbimizden öğüt almamız gerekir.

Rabbimiz, insanı eşsiz bir yapıda yaratmıştır. Fıtrat dediğimiz bu yapı, iyi, güzel ve faydalı olana yönelmeye hazırdır. Bedenin mahrem ve dokunulmaz olduğu, giyinmenin doğru ve güzel olduğu, doğuştan gelen fıtri bir kabuldür. İlk insan Hz. Âdem ve eşinin cennetteki hali bunun en büyük ispatıdır. Onlar, Allah’ın emrini unutup kendilerine yasaklanan ağaçtan yediklerinde edep yerleri açılmış, mahcubiyet ve telaş içinde cennet yapraklarıyla örtünmeye çalışmışlardı. Bu utancın sebebi ise, onların fıtratında bulunan hayâ duygusuydu.

Kıymetli Müslümanlar!

Hayâ, insanın çirkin bir şey yapmaktan çekinmesi, günah işlemekten utanmasıdır. Hayâ, İslam ahlâkının özüdür; hayâ ilk peygamberlik öğretilerinden beri insanlığa seslenen ahlâkî bir davettir. İslamda örtünmenin en büyük hikmetlerinden biri, hem kullara hem de Allaha karşı hayânın gereği olmasıdır. Bu yüzden Peygamber Efendimiz (s.a.s), “Allah halîmdir, hayâ sahibidir, kusurları örtendir. Hayâyı ve örtünmeyi sever.” buyurmuştur. Çünkü hayâ, Allah’ın her an bizimle olduğunu bilmek, O’nun karşısında mahcup olacağımız şeyler yapmamaktır. O halde, örtünmenin ilahi bir anlamı ve değeri vardır. Örtünme, insanın daima kendisini gören, işiten ve koruyan ilâhî kudreti unutmamasıdır. Örtünme, Allah’ın sevdiği, istediği, emrettiği bir davranış olduğu için değerlidir. Tesettür küçümsenemez, itibarsız bir tercih gibi gösterilemez. Çünkü tesettür Allah’ın rızasını kazanmanın bir vesilesidir.

Değerli Müminler!

Tesettür, Allah ve Resûlü’nün gösterdiği istikamette yaşamaya dair kararlılığın dışa yansımasıdır. Tesettür deyince, kadını ve erkeği ilgilendiren ortak bir kavramdan, yüce bir erdemden söz ediyoruz. Örtünmenin sadece kadını ilgilendirdiğini ve başörtüsünden ibaret olduğunu zannetmek ciddi bir yanılgıdır. Zira örtünme, insanla ilgili bir ilkedir ve sınırlara saygının ifadesidir. Elbette kadın ve erkeğin tesettür sınırlarında İslam’ın belirlediği farklılıklar vardır. Ancak unutmayalım ki, kadın ya da erkek her mümin, hayâ bilinciyle örtünür ve bu saygınlıkla toplum içinde değer kazanır. Zira İslama göre insan, sureti ve imajıyla değil, ruhu ve şuuruyla kıymetlidir. Güzelliği haram çizgisinin ötesinde değil, helal dairesinde aramalıdır.

Aziz Müslümanlar!

Kur’an-ı Kerimde, Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha nezih bir davranıştır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır.” buyrulur. Bir sonraki ayette ise “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Kendiliğinden görünenler dışında ziynetlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar.” buyrulmaktadır. Bu iki emrin peş peşe gelmesi, hayânın ve örtünmenin hem erkek hem de kadından beklendiğini gösterir. Her Müslüman kendi izzetini korumakla olduğu kadar, diğer insanların mahremiyetine saygı duymakla da yükümlüdür. Ne mutlu hür iradesiyle hayâ, hicap ve edeple yaşamayı seçenlere! Ne mutlu kulluk bilinciyle yaşayıp dünyada da ahirette de kazançlı çıkanlara!

Hutbemin sonunda Azerbaycan-Ermenistan sınırında vatanını müdafaa ederken şehit olan Azerbaycan ordusunun kahraman askerlerine Cenâb-ı Hak’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Dost ve kardeş ülke Azerbaycan halkının başı sağ olsun.

 

 

Diğer Haberler

Cuma Hutbesi: Haydi Namaza! Haydi Kurtuluşa!


Cuma Hutbesi: Engel Olma, Farkında Ol


CUMA HUTBESİ: KUL VE KAMU HAKKI


Cuma Hutbesi: ONUN (S.A.S) ÇAĞRISI


Cuma Hutbesi: Helal Kazanç ve Alın Teri


Cuma Hutbesi: İlim Bir Nurdur


Cuma Hutbesi: Anne Baba: Cenneti Kazanma Vesilesi


Cuma Hutbesi: Zaferlerimizin Ardındaki Ruh ve Mana


Cuma Hutbesi: Arşın Gölgesinde Korunmakla Müjdelenen Genç


Cuma Hutbesi: Hicretimiz Rabbimize Olsun


Her Can Mukaddestir


Cuma Hutbesi: Ahiret Günü ve Hesap Verme Bilinci


Cuma Hutbesi: Şükür Sana Ey Şekûr


Cuma Hutbesi: Hayatı helal kılabilmek


Cuma Hutbesi: LEYLETܒL-KADR: İLAHİ LÜTUF VE İKRAM GECESİ


Cuma Hutbesi: Zekat ve İnfak: İslam'ın kardeşlik köprüsü


Cuma Hutbesi: Ramazan ve doğruluk


Cuma Hutbesi: Merhaba ya şehr-i Ramazan


Cuma Hutbesi: "Müminin Miracı Namaz"


Cuma Hutbesi: "Peygamberimizin Ahlakı Kur'an'dı"