Mürsî’nin eşi gençlere sesleniyor

Allah’a dayan, sa’ye sarıl hikmete râm ol Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.

Mürsî’nin eşi gençlere sesleniyor

 

Filistinli araştırmacı yazar Prof. Muhammed Hayır Mûsâ, Mürsî’nin şehadetinden sonra onun muhterem eşi Azîme Neclâ Muhammed Hanımefendi ile bir telefon konuşması yapmıştı.

Bu konuşmayı paylaştığı yazısına şöyle başlıyor:

Konuşmamız boyunca Neclâ Hanım yalnızca sabır ve onurlu duruşta bir okul değil, aynı zamanda sebat, sükûnet ve tevâzu ile yoğurulmuş yüce bir direnç ve izzet dağı idi.

 

Şaşırtıcı bir huzur ve sükunet içinde beni dinliyor, emsalsiz bir vakar içinde ara sıra konuşmaya katılıyor, Allah’ı anıyor, O’na hamdediyor, konuşunca kelimelerinden yapmacık olmayan büyüklük fışkırıyor, söylediği her kelime azim ve ufkumu bulutlarla kucaklaştırıyor, bu yüce boy karşısında daha fazla kısaldığımı hissediyordum.

 

Ona sordum: Gençler için neler söylersin, onlara senden hangi tavsiyeleri/öğütleri götüreyim?

Şu cevabı verdi:

 

-Onlara de ki: Biz Başkan ( Mürsî’) yakında köşke döner diyorduk, o, istediği ve temenni ettiği köşke döndü, bizim istediğimiz köşke değil, o cennetin köşklerini isterdi, umarım şimdi Allah’ın izniyle o köşklerdedir.

 

-Gençler! Başkanın kanını heder etmeyin, onun kanını (hakkını) talep etmekten bir an geri durmayın!

 

-Gençler! Başkanın ömür boyu yürüdüğü ve yürürken Rabbine kavuştuğu yolu tamamlayın; Allah yoluna davet ve bu yolda hareketi ikmal edin!

 

-Gençler! Başkanın taşıdığı bayrağı siz devralın, aman onu yere düşürmeyin, dininiz ve ümmetiniz için fedâkarlık yapmaktan, adanmaktan ve bedel ödemekten geri durmayın!

Gençler! Her kim, başkan hayatta iken ona gerektiği gibi yardımcı olamadığını düşünüyorsa şimdi vakit kaybetmeden işe koyulsun; yol uzundur ve hareket devam etmelidir!

 

Gençler! Başkanın yürüdüğü yol Allah rızası için hareket, bu yolda şehadet ve İslam için adanmışlık idi; bu yol Allah’ın makbul şehid kullarının yoludur. Bana hep şunu derdi: Allah’a davet yolunda ve İslam dini için canım feda olsun!

 

Başkan devamlı istediği “Allah yolunda şehid olma” gayesine ulaştı, yatarken uyumadan önce yaptığı duada çok kere şöyle dediğini duymuşumdur: Allah’ım bana şehadeti nasib eyle, ölümüm senin yolunda şehidlik şeklinde olsun!”

 

Başkan sebat sembolü idi, herkes onun altı yıl çektiği zindan hayatında davasındaki sebatından söz eder, ben buna başkan olduğu yedinci yılı da ekliyorum, vallahi bu bir yıl içinde başına gelenlerden dağlar bile sarsılırdı, daha sonraki yıllarda hapiste iken nasıl davasında ve yolunda sabit kaldıysa o bir yıl içinde de sebat etti, davadan sapmadı, Cenâb-ı Hak bu sebatı, ancak seçkin kullarına nasib eder.

 

Gençler! Allah’tan dileğimiz ve umudumuz ve size olan güvenimize dayanarak şunu söyleyeceğim: Zulüm devam edemez, hak er geç yerini bulacaktır, bu dünyada birbiri ile davalı olanlar Allah’ın huzurunda bir araya gelip hesap vereceklerdir!

 

Ben de bu ibretlik ve örnek konuşmayı çevirip sunduktan sonra gençlere Akif dilinden şunu derim:

 

Allah’a dayan, sa’ye sarıl hikmete râm ol

Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.

Yeni Şafak/ Hayrettin Karaman

 

 

Diğer Haberler

Sorumluluk Sahibi Bir Baba Olabilmek


Teknoloji Bağımlılığı ve Sosyal Medya Ahlakı


Peygamberimizin Dilinden Dualar


Cuma Hutbesi: İnsan, İman ve Hayat


Yusuf Kaplan'ın 100 kitaplık okuma listesi tamamlandı


Tefekkür İle Bir Ömür Geçirmek


Takva: En Hayırlı Azığımız


Cuma Hutbesi: "Namaz: Rabbimize Yakın Olma Çabamız"


Batıl İnançlar ve Hurafeler


İnfak, sadaka ve zarâfet


Musibetler Karşısında Müminin Tavrı


Cuma Hutbesi: Peygamberimiz ve Aile


Mevlid-i Nebi


Dünyevileşmek: Geçici olana gönül vermek


Alman usulü bize gelmez, bizde îsar ve diğergamlık vardır


Mutlu beraberlik fedakârlık ister


Namaz saflarının bireysellikle ne alakası var?


Kısa adı Islah nasıl bir okuldu?


Dünya Evimiz Bize Emanettir


Eksiğimiz iyi yetişmiş insandır