Toplumun İfsadına Yol Açan Her Türlü Sapkınlığın Karşısındayız!

Allah’ın hükümlerini bugün insanlara bildirmek ise suç değil, aksine bütün Müslümanların üzerine düşen ilahi bir sorumluluktur.

Toplumun İfsadına Yol Açan Her Türlü Sapkınlığın Karşısındayız!

 

Geçtiğimiz Cuma günü Hacı Bayram Veli Camii’nde temsili Cuma namazı kıldıran Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, hutbesinin bir bölümünde İslam’da korunması esas olan beş temel meseleyi hatırlatarak, “Ey insanlar! Canımıza, aklımıza, inancımıza, malımıza ve neslimize zarar veren şeylerden uzak duralım” çağrısında bulunmuş; eşcinsellik, zina, gayrı meşru hayat ve her türlü fuhşiyatın toplumlarda çeşitli sorunlara yol açtığına değinmiş ve “Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim." ifadelerini kullanarak erdemli bir öğütte bulunmuştur.

 

Bu ifadeler üzerine bir takım dernekler ve barolar, sapkınlıkları savunarak Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş hakkında, LGBT'lilere yönelik nefret söyleminde bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş ve görevden alınması çağrısı yapmışlardır. Aynı şekilde Sn. Ali Erbaş nezdinde İslam’ı ve hükümlerini çağ dışı olarak nitelendirmiş, sahip olduğumuz değerlere saygısızca ağır ithamlarda bulunmuşlardır.

 

Allah-u Teâlâ bütün canlıların erkekli-dişili çiftler halinde yaratılmış olmalarını Kur’an-ı Kerim’de haber vermiş ve  insan soyunun devamlılığının sağlanmasındaki hikmetin de bu olduğunu bildirmiştir. İnsanlar ise zaman zaman bu hikmete karşı kulaklarını tıkamışlardır. Bu durumun en çarpıcı örneği olarak lanetlenmiş Lut kavminin durumu, yine Rabbimiz tarafından Kitab-ı Kerim’de hikmetle öğüt almamız için bizlere iletilmiştir. Lut kavminin durumu bizlere göstermiştir ki, herhangi bir toplumda değer ölçülerinin altüst olması, o toplumda cinsel sapkınlık gibi bir takım psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkmasına ve toplum içinde yayılmasına yol açar. İşte cinsel sapkınlık insan fıtratı ve toplum değerlerine savaş açan bir nitelikte olduğu için, yayıldığı toplumlarda adeta toprağın verimini alır gibi toplumları fesada sürükleyecek ve nesli çürütecek bir yapıya sahiptir. Bu özelliği itibariyle de ahlak kavramıyla taban tabana zıtlık içindedir.

 

Özellikle son dönemlerde sadece Türkiye’de değil dünyada da fıtrat dışı eğilimler artmış ve bu durumu benimseyip fıtratlarına savaş açmış olan insanlar bütün çirkeflikleriyle her seferinde İslam’a ve Müslümanlara saldırmaya devam etmişlerdir. Bununla beraber durumlarını normalleştirmek ve yaygınlaştırmak için gerek diziler, filmler ve reklamlarla gerekse nefret karşısında “sevgi kazanacak” naraları atarak hayatlarımızın içine kadar girmişleridir. Aynı şekilde 2011 yılından beri gündemimizde olan ve son zamanlarda varlığı somut olarak daha da hissettirilen İstanbul Sözleşmesi de; kültür, örf, adet ve geleneklerimize yanlı bakışıyla, cinsel yönelim ve cinsel kimlik kavramlarını meşrulaştırmasıyla, Rabb’imizin emrettiği şekilde eşler arasındaki arabuluculuğu yasaklamasıyla ve en önemlisi aile kavramımızı temelinden sarsmasıyla İslam’a ve Müslümanlara savaş açmış bu kesimin söylemlerine çanak tutmaktadır. Bugün Türkiye’de en çok, toplumu fesada sürükleyen kesimler tarafından İstanbul Sözleşmesinin savunulduğu görülmektedir.

 

Biz UTESAV olarak, Müslümanları erdemli bir mücadeleye çağıran Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ı desteklediğimizi ve yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Yapılan bu saldırıların toplum geleneğimizi bozmaya, kültürümüzü yozlaştırmaya ve aile yapımızı kökünden kazımaya yönelik olduğu açıktır. Yine bilinmelidir ki bu saygısızlık sadece Sn. Erbaş’a değil, Allah’a, Rasulüne, İslam dinine ve bu dinin mensupları olan Müslümanlara yapılmıştır. Hiçbir Müslümanın toplumsal ifsada yol açan, nesli çürüten, zina, eşcinsellik, gayrı meşru hayat, nikahsız yaşama ve her türlü fuhşiyatı destekleyecek bir konumda olmadıklarını ifade etmek istiyoruz.

 

İslam dini, çağlar öncesinden seslenen tarihe gömülmüş bir ses değil, aksine evrensel değerleriyle çağa seslenen ve tarihe yön veren bir dindir.

 

Allah’ın hükümlerini bugün insanlara bildirmek ise suç değil, aksine bütün Müslümanların üzerine düşen ilahi bir sorumluluktur.


UTESAV Mütevelli Heyeti Başkanı

Mehmet DEVELİOĞLU

 

Diğer Haberler

Fedakar baba uğrunda hayatını değiştirdiği engelli çocukları için 31 yıldır emek veriyor


Gönüllüler kurdukları platformla ihtiyaç sahibi yüzlerce öğrenciye ücretsiz özel ders veriyor


"Müstakim Ol, Emin Ol Her Tasadan!"


Korona ile beraber, hayata ve ekonomiye devam


Kur'an okuma yarışmasında Suriyeli Ömer sözleriyle izleyenleri duygulandırdı.


Milli Dayanışma Kampanyası'na yüzüğünü bağışlayan kadın duygularını anlattı


Bodrumlu imam canlı yayınlarla cemaate ulaşıyor


İdlibli yetimler oruçlarını yıkıntılar arasında açıyor


Hayırsever veresiye defterini sorup tüm borcu ödedi


Türkiye'den Somali'ye tıbbi yardım malzemesi gönderildi.


Öğretmenler, TRT EBA TV'den derslerini takip edemeyen öğrencilerine televizyon aldı


Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan teravih namazı açıklaması: Camilerde cemaatle namaza verilen ara ramazanda da uygulanacak


Koronavirüsten korunurken 'Komşuluk Hatırı'nı unutmama çağrısı


Manisalı ikizler bisiklet için biriktirdikleri parayı 'Milli Dayanışma'ya bağışladı


İstiklal Marşı’nın 99. yıl dönümü


Veren elin alan eli görmediği 'sosyal market' 30 bin aileye ulaştı


Suriyeli Selva Türkiye'de gerçek oyunlar oynayacak


Suriyeli minik Selva 6 aydır 'savaş oyunu' oynuyor


58 yıllık hayat arkadaşına 15 yıldır 'bebek' gibi bakıyor


Cuma Hutbesi: "Allah İle Kul Arasındaki Bağ"