Bilal Arioglu

Ramazan’da cerre çıkmak

 

Cerre çıkmak ramazan geleneklerinden birisi idi. Osmanlı devletinde medreselerde yaz tatilleri üç aylarda verilirdi. Bu tatillerde seçilmiş medrese talebeleri hem kendi bilgilerini pekiştirmek hem de dini konularda halkı aydınlatmak için imparatorluğun farklı bölgelerine gönderilirlerdi. Bu göndermeye "cerre çıkmak" denirdi. Medrese öğrencileri için cerre çıkmak bir noktada bu günkü üniversitelerin staj eğitimleri gibi de anlamak mümkündür. Cerr de kelime anlamı itibarı ile kendine çekmek, cezbetmek manasındadır.

Prof.  Dr. Kazım Arısan'ın yayına hazırladığı, Abdülaziz Bey'in "Osmanlı âdet, merasim ve tabirleri" hakkındaki kaynak çalışmasında da cerr usulü hakkında çok önemli bilgiler vermektedir:

"Medresede eğitim gören talebelerden medrese-nişîn olup Arapçayı anlayabilecek hale gelenlerin pek çoğu kendi tabirlerince 'cerre gideceğini' müderrise bildirir. Hicrî senenin Receb ayının başından Ramazan Bayramı'na kadar devam eden bu taşraya gidişe 'şuhûr-ı selâse cerri' denir. Müderris, cerre gideceklerin isimlerini kaydeder, her birine birer 'ilmuhaber' verir. Onlar da Bâb-ı Meşihat'ta talebe işleriyle uğraşan ve ders vekili denilen zata başvurur, gönderme ruhsatını havi vesikaları ve gidecekleri yerdeki müftü efendilere hitaben yazılmış, talebelerin himaye olunmasını isteyen tavsiye mektuplarını alırlar."  Evet  cerr talebeleri yola böyle çıkarlarmış.

Cerr talebeleri vardıkları yerlerde müftüler veya kaymakamlar tarafından karşılanıp ihtiyaca göre camilere yerleştirilirlerdi. Hem cemaate vaaz verir, hem de Teravih namazlarını kıldırır ve Kur'an okurlardı. Bu talebelerin ihtiyaçları da mahalle halkı tarafından ortaklaşa veya sıra ile karşılanırdı. İstanbul'a dönüşlerinde ise halkın ve eşrafın hediye ettiği erzak, giyecek ve para ile öğrenimlerini sürdürürlerdi.

Cerr sisteminin hem halkı irşad etmede, hem de talebelerin yetişmesinde büyük önemi vardı. Ayrıca sistem Medrese ile halkın kaynaşmasında da önemli bir görev ifa ediyordu. Öğrenciler döndüklerinde karşılaştıkları önemli olayları ve durumu hocalarına da rapor ediyorlardı.

Osmanlı sultanları da cerr talebelerine özel önem vermişler cerr için yola çıkan talebelerin istasyon ve iskelelerde devlet memurlarınca karşılanmasını güzel bir şekilde yerleştirilip ağırlanmalarını ve Ramazan-ı şerifte vaaz ve sohbet edebilecekleri münasip mekanların bulunması istemişlerdir.  2. Mahmud  ve 2. Abdülhamit'in bu konuda yazışmaları mevcuttur.  Sultan 2. Abdülhamit bu talebelerin faaliyetleri ile yakından alakadar olmuştur. Hatta bu talebelerin yol masraflarını da bizzat karşılamıştır. Aralık 1893'te Sultan İkinci Abdülhamid tarafından İstanbul'dan cerr ve irşad için taşraya çıkan 2000 medrese talebesine "yolculuk azığı" olarak ikişer mecidiyeden toplam 4000 mecidiye ihsan edilmişti.

Osmanlı devletinin zayıflaması ile cerr sisteminde de zamanla bazı yozlaşmalar olmuş bu gelenekte çeşitli istismarlara açık hale gelmişti.

 Ancak Bir orman köyü olan memleketimde de Çocukluğumda bu uygulamanın farklı bir versiyonu ile tanıştım. Bizim köyümüzde de Ramazanda az çok Kur'an okumasını bilen medrese eğitimi almış kişiler ramazan imamı olarak tutulurdu. Bu kişi ya köy odasında veya boş bir evde ramazan boyu misafir edilerek sıra ile yemek götürülürdü.  O da bize ramazan boyunca teravih namazlarını kıldırırdı. Bayram sabahı bayram namazını kıldırıp kendisine hediye edilen buğday, ceviz v.b hediyelerle memleketinin yoluna revan olurdu.

Bu Ramazan İmamları köyün tepesinden akşam ezanı okumak için çıkarlardı. Malum Karadeniz köyleri üç ev orada beş ev karşıda şeklinde sıralandığı için Ezanı herkesin duyması gerekiyordu. İşte sıra bizde olduğunda oruç açması için çok çeviz, kuru üzüm gibi nesneleri bu tepeye İmam eve gelene kadar beklemesin orucunu açsın diye götürmüşlüğüm vardır. Anadolu insanının bu ruh inceliği karşısında saygı duymaktan başka ne yapılabilir ki.



------------------------------------------------------------------------------------
Osmanlı Âdet, Merasim ve Tabirleri, (Yayına Hazırlayanlar: Prof. Dr. Kâzım ARISAN- Duygu ARISAN GÜNAY), İstanbul, Mart, 2000, 2. Baskı, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, s. 78- 79

Arzu TERZİ; Hazine-i Hassa Nezareti, Ankara, 2000, TTK Yayınları

 Osman ERGİN; Muallim M. Cevdet'in Hayatı, Eserleri ve Kütüphanesi, İstanbul, 2005, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları

 

 

Sonraki Makale
Asabiyet ve siyaset
İsrafil Kuralay